Kols nedir?
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOLS) akciğer fonksiyonlarının kalıcı olarak azalması anlamına gelir. Bu hastalık, soluk alıp vermede daha fazla çaba harcanılmasına ve solunumda zorluk hissedilmesine sebep olur. Solunum yolları kalıcı olarak “daralmıştır” ve bu nedenle nefes almada güçlük çekilir. Göğüste duyulan tiz ıslık sesi, öksürük ve balgam çıkarılması, yaygın belirtilere ek olarak örnek verilebilir. Kols, kronik
obstrüktif bronşit ve anfizem hastalıkları için de ortak terim olarak kullanılmaktadır.
Kols kimlerde görülür?
Kols, her şeyden önce, solunum yollarının sigara dumanı gibi tahriş edici maddelere ve ayrıca çevre kirliliğine uzun süre maruz kalmasının sonucudur. Astımı olan kişilerde kols görülmeyebilir, ancak sigara içen astımlı kişilerin solunum yollarında kronik değişmelerin görülme riski daha fazladır. Dünya genelinde, kols hastalığı olan kişilerin % 95 nin sigara içtiği, ve 20 yıldan fazla bir süre boyunca, her gün sigara içmiş olduğu tahmin edilmektedir.
Kols’un teşhisi:
Kols zamanla, derece derece gelişir, ve ilk belirtileri 30-40 yıllık bir süre sonra görülür. Solunum yollarındaki iltihaplanma, normal röntgende görülemeyen darlıklara ve yara izlerine sebep olur. Kols, doktorun akciğer fonksiyonlarını ölçmesiyle kolayca teşhis edilebilir. Astım ve kols aynı belirtileri gösterir. Bu nedenle, astım ve kols arasındaki farkı görmek kolay olmayabilir.
Kols’da görülen belirtilerin yoğunluğu değişebilir. Bazılarında hastalık hafif derecede olup, kişinin günlük hayatında büyük bir engel oluşturmazken, diğerleri tamamıyla kuvvetten düşer ve sürekli oksijen tedariğine muhtaçdırlar. Bazı durumlarda kişide hem astım hem de kols görülür.
Hastalığın yaygınlığı:
18 yaşından büyük 200 000 inden fazla Norveç’linin kols hastalığı olduğu tahmin edilmektedir. Bu, astımı olan kişi sayısından iki kat daha fazladır. Hasta sayısı yaşla beraber artmaktadır. Kols’un dünyada yaygınlığı hızla artmaktadır, ve WHO, hastalığı, dünyanın en önemli ölüm nedenleri arasında, dördüncü sıraya yerleştirmiştir.
Solunum yollarında neler oluyor?
- Bronşlarda balgam miktarının artışı
- Mukozada iltihaplanmadan dolayı değişiklikler (enflamasyon).
- Bronşların çevresindeki kaslarda spazm (Kasılma).
- Küçük ve büyük solunum yollarındaki zarar görmüş bağ dokuları. Kols’da bronşların çevresindeki bağ dokuları zedelenir ve zamanla ağır hasara uğramış olur. Her nefes verildiğinde, solunum borusu dallarının çökmeye meyili olur
Kols’un tedavisi:
Ilaçlar, hap, solukla içeriye çekilen ilaç ve kan damarlarına şırınga edilen ilaçlar şeklinde kullanır. Aynı astımda olduğu gibi, kısa süre etkisi olan nöbet ilaçlar ve uzun süre etkisi olan nöbet ilaçları kullanılır (beta-2 agonistler). Ayrıca, antikolinergika ve teofillin gibi, bronşların genişlemesini sağlayan ilaçlar kullanılır.
Solukla içeriye çekilen kortizonlar, önleyici ilaç olarak kullanılır. Birleşik hazırlanmış ilaçlar da kols’da kullanılmaktadır (nöbete karşı koruyucu ilaçların önleyici ilaçlarla beraber kullanımı).
Kols’un önlenmesi:
Kols kronik bir hastalıktır, ve zararlar, bir kere ortaya çıkmışsa, kalıcıdır ve geri döndürülemez bir niteliktedir. Zararların, kendiliğinden veya ilaç kullanımı ile geri dönüşümü mümkün değildir.
En önemli önleyici tedbir sigara içmeyi bırakmaktır. Çevre kirliliğinin azaltılması ve çevreye yönelik aktif çalışmalar, ve buna ek olarak, özellikle ortaokul ve lise öğrencilerinin bilinçlendirilmesini amaçlayan önleyici tedbirler, diğer önemli faktörlerdir.
Kols “Yeni kadın hastalığı”
Kols, kadınları artan oranda etkilemektedir. Bunun sebebi, kadınların son 10-20 yıllık süre boyunca erkelerin sigara içme alışkanlarını edinmesi, ve son 30 yılda sigara içen kadın ve erkek sayının aynı oranda olmasıdır, yaklaşık olarak % 30. Bu süre boyunca, kols’un sebep olduğu ölüm oranı kadınlar arasında hemen hemen % 90 artış göstermiştir. Yeni bilgiler, erkeklere nispeten kadınların sigaraya karşı daha az direnci olduğunu, ve kadınların daha az sigara içmiş olması ihtimalinde bile, tütüne bağlı akciğer hastalıkların kadınlarda daha erken yaşlarda ortaya çıktığını göstermektedir. Bunun sebebi tam olarak bilinmemektedir, ancak sebep, kadın hormonları ve tütünün zararlı maddeleri arasındaki karşılıklı etkileşim olabilir.
Astım ile kols arasındaki fark:
Astımdaki belirtiler, çoğunlukla akciğer fonksiyonlarında görülen günlük değişikliklerle beraber, nöbetler halinde ortaya çıkar. Kols’daki belirtiler zamanla derece derece gelişir, ancak değişiklikler astımda görülen değişikliklerden daha azdır. Astımda, akciğer fonksiyonları nöbetler arasındaki süre boyunca normal seviyededir. Kols durumunda, akciğer fonksiyonları yıllar boyunca derece derece azalır.
Tedavi enstitüleri
Kols’un incelenmesi, tedavisi ve rehabilitasyonu için, Selli, Granheim, Glittreklinikken, Røros, Valnesfjord ve Skibotn gibi bir çok enstitüler bulunmaktadır. Bunların bir çoğu, farklı alanlarda uzmanlığı olan kişilerden oluşan personelle beraber, 4 haftalık rehabilitasyon amaçlı ikamet fırsatı sunmaktadır.